Bursa’ya ilk kez gidiyorsan rotanı buradan çiz
Uzun yıllardır yollara düşen biri olarak Bursa rotaları deyince içimde hep ayrı bir heyecan uyanır. Çünkü burası sadece bir şehir değil; hem yeşil hem de tarih kokan, adeta bir açık hava müzesi. İlk gittiğimde dikkatimi çeken şey, Uludağ’ın eteklerinden yükselen o yoğun yeşillikti. Şehir merkezine inince de Osmanlı’nın ilk başkenti olmanın ağırlığını her köşede hissediyorsun.
Bu yazıda sana hem Yeşil Bursa hem de tarihi dokuyu içine alan en keyifli rotaları anlatacağım. Acele etmeden, tadını çıkararak gezebileceğin bir program hazırladım. Hazırsan başlayalım.
Yeşil Bursa rotası: Doğa ve huzur arayanlara
Bursa denince akla ilk gelen şey tabii ki yeşillik. Yeşil Bursa ismi boşuna verilmemiş. Şehrin doğu yakasında yer alan Yeşil semtinden başlayabilirsin. Burada ilk durağın Yeşil Türbe olsun. Çini işlemeleriyle ünlü bu yapı, İstanbul’dan gelen yol yorgunluğunu üzerinizden atmanızı sağlar.
Türbenin hemen yanındaki Yeşil Camii’ni de gezdikten sonra aşağıya, İpek Han ve Koza Han’a in. Özellikle Koza Han’ın avlusunda bir Türk kahvesi içmeden olmaz. Kahvenin yanında hanın eski ahşap kokusunu derin derin içine çek. O an anlıyorsun ki Bursa sadece görülmüyor, hissediliyor.
Yeşil’den sonra mutlaka Gölyazı’ya git. Şehrin biraz dışında kalan bu balıkçı kasabası, özellikle bahar aylarında muhteşem oluyor. Göldeki sazlıkların arasından geçen tekne seslerini duyunca kendimi hep bir masalın içinde gibi hissediyorum. Burada balık ekmek yemeyi de ihmal etme. Fiyatları uygun, lezzeti ise efsane.
Uludağ rotası: Hem kış hem yaz başka güzel
Bursa rotaları denince Uludağ’ı atlamak olmaz. Yazın teleferikle çıkıp orman yürüyüşü yapabilirsin. Kışın ise kayak merkezinde harika bir gün geçirebilirsin. Ben şahsen sonbaharı tercih ediyorum. Yaprakların sarı-kırmızı tonları, ormanın içindeki o sessizlik… Kelimelerle anlatması zor.
Teleferikten indikten sonra biraz yürüyüp Sarıalan platosuna çık. Orada birkaç tane küçük kafe var. Sıcak bir kestane çorbası içip manzaraya karşı oturmak, bence Bursa’da yapılabilecek en güzel şeylerden biri.
Tarihi Bursa rotası: Osmanlı’nın izinde
Şimdi işin tarihi kısmına gelelim. Bursa’nın tarihi dokusu gerçekten çok güçlü. Tophane’den başlayarak Osmanlı’nın ilk eserlerini tek tek gezebilirsin. Ulu Cami ile başla. 20 kubbeli bu devasa yapı, insanı küçücük hissettiriyor.
Ulu Cami’nin hemen yanında Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri var. Özellikle sabah erken saatlerde burayı ziyaret etmeni öneririm. Hem daha az kalabalık oluyor hem de o eski taşların arasında huzur buluyorsun. Türbelerin etrafındaki sokaklar da çok fotojenik. Eski evler, daracık sokaklar, yer yer ortaya çıkan kestane ağaçları…
Devamında Muradiye Külliyesi’ni mutlaka görmelisin. Burası daha sakin ve daha az turistik. Özellikle külliyenin içindeki bahçede oturup kuş seslerini dinlemek insana iyi geliyor.
Kent içi mini rotalar ve lezzet durakları
Bursa’ya gelip de İskender yemeden olmaz. Ama nerede yiyeceğin çok önemli. Benim favorim Kemalpaşa Caddesi üzerindeki küçük dükkanlar. Turistik yerlerden uzak dur, yerel esnafın olduğu yerleri tercih et. Yanında yoğurtlu ayran ve pideli köfte de sipariş edersen tam bir Bursa ziyafeti çekersin.
Cumalıkızık da Bursa rotalarının vazgeçilmezi. Osmanlı döneminden kalma bu köy, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Taş evleri, dar sokakları ve misafirperver insanlarıyla gerçekten görülmeye değer. Köy kahvesinde bir bardak çay içip sohbet etmek de cabası.
Ben ilk gittiğimde Cumalıkızık’ta bir teyze kendi bahçesinden topladığı dutları ikram etmişti. O tadı hala unutamam. Bu yüzden diyorum ki; Bursa’da sadece turistik yerleri gezmeyin. Yerel hayatın içine de girin.
Bir günde Bursa’yı gezebilir misin?
Dürüst olayım: Bir günde yetişmez. En az iki tam gün ayırmanı öneririm. Bir günü Yeşil Bursa ve doğa rotalarına, diğer günü ise tarihi merkez ve Cumalıkızık’a ayırabilirsin. Eğer vaktin varsa üçüncü gününü de Uludağ’a ayır.
Şehir içi ulaşım da oldukça kolay. BursaRay ve otobüslerle çoğu yere rahatça gidebiliyorsun. Ama mümkünse arabayla gez. Çünkü bazı rotalar (özellikle Gölyazı ve Cumalıkızık) toplu taşımayla biraz zahmetli olabiliyor.
Bursa’da nerede kalınır?
Merkezde konaklamak istiyorsan Heykel ve Atatürk Caddesi çevresi iyi bir seçim. Daha sakin ve yeşil bir ortam istersen Nilüfer veya Bağlarbaşı tarafına bakabilirsin. Ben genellikle butik otelleri tercih ediyorum. Eski restore edilmiş konaklarda kalmak bambaşka bir deneyim.
Bursa rotaları konusunda söyleyecek çok şey var aslında. Burası insanı kendisine bağlayan bir şehir. Bir kez geldikten sonra tekrar tekrar gelmek istiyorsun. Yeşiliyle, tarihiyle, lezzetleriyle ve insan sıcaklığıyla seni bekliyor.
Sen de bir an önce çantanı topla ve yola çık. Bursa seni bekliyor. Emin ol, pişman olmayacaksın.