Bursa Seyahat Deneyimim: Beklediğimden Çok Daha Fazlasını Buldum - bursaseyirdefteri.net.tc

Bursa Seyahat Deneyimim: Beklediğimden Çok Daha Fazlasını Buldum

Bursa’ya İlk Adım

Uzun zamandır aklımın bir köşesinde duruyordu Bursa. Herkes “yeşil Bursa” diyordu ama ben pek inanmıyordum. Ta ki bir bahar sabahı otobüsten indiğim ana kadar. Hava serindi. Mis gibi ıhlamur kokusu sardı her yanı. İlk dikkatimi çeken şey, şehrin o telaşsız ritmi oldu. İstanbul’un koşturmacasından sonra adeta nefes aldım.

Doğrusunu söylemek gerekirse, Bursa’dan pek bir şey beklemiyordum. Birkaç tarihi cami, biraz kebap, o kadar. Ama yanılmışım. Hem de fena halde.

Uludağ’ın Eteklerinde Kaybolmak

İlk durağım tabii ki Uludağ oldu. Yazın bile serin olan bu dağ, bahar aylarında bambaşka bir havaya bürünüyor. Teleferiğe binerken içimde ufak bir heyecan vardı. Yukarı çıktıkça manzara değişiyor, yeşilin her tonu gözünüze çarpıyor. Zirveye vardığımda rüzgar yüzümü yaladı. Derin bir oh çektim.

İlk gittiğimde fark ettiğim şey şuydu: Burası sadece kış turizmi yapılan bir yer değil. Yazın da yürüyüş rotaları, bisiklet parkurları, piknik alanlarıyla dopdolu. Özellikle Uludağ Milli Parkı içinde bulunan patikaları mutlaka deneyin. Ayaklarınız yorulsa da değiyor.

Tarihin İçinde Bir Gün

Bursa’nın asıl büyüsü tarihi dokusunda gizli. Bursa Ulu Cami‘ne girdiğim anda zaman durdu sanki. 20 kubbesiyle devasa bir yapı. Işık oyunları, eski halıların kokusu, sessizlik… İnsan ister istemez etkileniyor.

Oradan Yeşil Türbe‘ye yürüdüm. Yeşilin bu kadar çok tonunu bir arada başka nerede görürsünüz bilmiyorum. Türbenin içindeki çiniler o kadar güzel ki, dakikalarca bakmadan duramıyorsunuz. Yanındaki Yeşil Camii de cabası.

Bu arada şunu söylemeden geçmeyeyim. Bursa’da yürürken kendinizi sürekli yokuş aşağı ya da yokuş yukarı buluyorsunuz. Ayakkabılarınız rahat olsun. Ben ilk gün epey pişman olmuştum.

Keske ya da İnegöl Köftesi Fark Etmez

Yemek konusu ayrı bir hikaye. Bursa kebabı denince akla ilk gelen şey tabii ki İskender. Ama ben size başka bir şey önereyim: Pideli köfte. Özellikle Osmangazi’deki o küçük esnaf lokantalarından birine oturun. Yanına ayran, salata… Bir de taze pideler. Afiyetle yiyorsunuz.

Benim favorim ise İnegöl köftesi oldu. Biraz araştırma yapıp gittim. Gerçekten beklediğimden daha lezzetliydi. Yanında da meşhur Bursa tatlısı. Özellikle kestane balı ve cevizli lokumları atlamayın derim.

Cumalıkızık’ta Zamanın Dışına Çıkmak

Şehrin biraz dışında, Cumalıkızık köyü var. Burası UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Gerçekten de hak ediyor. Taş evler, daracık sokaklar, kapılardaki oymalar… Sanki zamanda yolculuk yapmışsınız gibi hissediyorsunuz.

Köy kahvesinde oturup bir Türk kahvesi içtim. Yan masada teyzeler sohbet ediyordu. Konuşmalarından anladım ki, buranın halkı turizme alışmış ama samimiyetlerini kaybetmemişler. Bana kendi bahçelerinden topladıkları kirazları ikram ettiler. O tat hâlâ damağımda.

Bursa’da Alışveriş ve Hediyelikler

Buraya gelip de ipek almadan dönmek olmaz. Bursa ipeği gerçekten özel. Özellikle Koza Han’da gezerken renk cümbüşüyle karşılaşıyorsunuz. Fiyatlar da gayet makul. Kendinize ya da sevdiklerinize güzel bir hediye seçebilirsiniz.

Ayrıca Bursa kestane şekeri ve cevizli sucuk da alınası şeyler. Ben dönüşte epey bir poşet doldurdum. Ailecek çok sevdik.

Gece Hayatı ve Bursa’nın Sessizliği

Bazı arkadaşlarım “Bursa’da ne yapılır akşamları” diye soruyor. Aslında şehrin en güzel yanı da bu sessizliği bence. Tophane’de bir banka oturup şehri izlemek bile yeter. Işıklar yanınca bütün vadi ayaklarınızın altında parlıyor.

Tabii isterseniz daha hareketli yerler de var. Özellikle Setbaşı civarında kafeler, restoranlar dolu. Ben daha sakin olanları tercih ettim. Bir akşamüstü Gökmen Kahve’de saatlerce oturdum. Çayımı yudumlarken etrafı izledim. İnsanları, kuşları, akan zamanı…

Bursa’da Kaç Gün Kalmalı?

Ben 4 tam gün geçirdim. Yine de yetmedi. Eğer ilk defa gidiyorsanız en az 3 gece 4 gün ayırın derim. Bir günü Uludağ’a, bir günü Cumalıkızık ve eski köyleri gezmeye, bir günü de şehir merkezindeki cami ve hanlara ayırabilirsiniz. Kalan zamanda da sokaklarda kaybolun.

Bursa seyahati planlıyorsanız şunu unutmayın: Acele etmeyin. Bu şehir yavaş yavaş açılıyor size. Hızlı gezerseniz çoğunu kaçırırsınız.

Doğrusu Bursa’dan çok şey beklemiyordum. Ama döndüğümde bavulum kadar anım da ağırlaşmıştı. Yeşili, tarihi, lezzetleri ve insanlarıyla beni kendine bağladı.

Eğer siz de değişik bir Türkiye tatili arıyorsanız, rotanıza Bursa’yı mutlaka ekleyin. İstanbul’a yakın olması da büyük avantaj. Hafta sonu bile kaçıp gelebilirsiniz.

Benim Bursa seyahat deneyimim böyleydi. Siz de gidin görün. Eminim siz de “beklediğimden çok daha fazlasını buldum” diyeceksiniz. Keyifli yolculuklar!

Yorum Yaz