Bursa’da Yerel Lezzetleri Keşfederken Yaptığım Gözlemler - bursaseyirdefteri.net.tc

Bursa’da Yerel Lezzetleri Keşfederken Yaptığım Gözlemler

Bursa’ya gidince ilk durak neresi olmalı?

Bursa yerel lezzetleri denince aklıma hep o eski sokaklar, sabahın erken saatinde yükselen dumanlar ve yıllardır değişmeyen tatlar geliyor. İlk defa gittiğimde ben de herkes gibi Uludağ’ı, Yeşil Türbe’yi gezdim ama asıl mesele midemde bitiyor. Çünkü bu şehir insanı önce karnından vuruyor.

Kahvaltı için İnegöl’e gitmek zorunda değilsin. Şehrin içinde, özellikle Osmangazi tarafında öyle yerler var ki, yıllardır aynı usta aynı tavada aynı lezzeti veriyor. Bursa yerel lezzetleri arasında en çok dikkatimi çeken şey, hiçbir şeyin abartılmaması. Sade ama bir o kadar da derin tatlar.

İskender’in gerçeğiyle tanışmak

İskender yedikçe anladım ki, çoğumuzun bildiği İskender aslında Bursa’daki aslı değilmiş. Kemeraltı’nda, dar bir sokakta, tabelası bile yok denecek kadar mütevazı bir dükkânda yediğim iskender beni gerçekten üzdü. Üzdü diyorum çünkü artık başka yerde yiyemeyeceğimi anladım.

Etin suyu, yoğurdun kıvamı, pide parçalarının kızarma derecesi… Hepsi ayrı bir sanat. Yanına koydukları salata da öyle sıradan bir salata değil. Özel bir sosu var. Kimse tarif etmiyor, “bizim usul” diyorlar sadece. O yüzden sen de Bursa iskender yemeye giderken acele etme. Biraz araştır, biraz sor.

Kestane şekeri ve onunla ilgili küçük bir sır

Bursa’ya her gelişimde en az bir kilo kestane şekeri alırım. Ama bildiğin marketlerde satılanlardan değil. Eskişehir yoluna yakın, küçük bir atölyede yapılanlardan. Orada hem yapıyorlar hem satıyorlar. Kokusu sokağa taşıyor. İçeri girince insanın başı dönüyor resmen.

İlk gittiğimde yaşlı amca “acele etme evladım, sıcak sıcak ye” demişti. Haklıydı. Soğuyunca o yumuşaklık gidiyor. Bursa kestane şekeri yerken yavaş yavaş erimesini beklemek lazım. Tadını almak için.

Cantık, pideli köfte ve diğer sokakta biten lezzetler

Bazı akşamlar otelden çıkıp yürümeye başladım. Hiçbir planım yoktu. Karşıma çıkan ilk cantıkçıya girdim. İnce hamurun içinde kıyma ve soğan. Üstü de hafif yanık. Yanına ayran verdiler. 15 liraya doyamadığım bir akşam yemeği yedim. Bursa’da sokak lezzetleri bu kadar samimi olabiliyor işte.

Pideli köfte ise başka bir hikaye. Özellikle Cumartesi pazarı civarında yapan birkaç yer var. Köftenin suyu pideye sinmiş, üstüne de biraz yoğurt ve sumak. Kışın üşüdüğünde insanı diriltiyor. Benim gibi gezerken üşümeyi sevenlerdensen, bunu mutlaka dene.

Tahıl ve yoğurtla yapılan o meşhur tatlı

Hoşaf desem eksik kalır. Sütlaç desem o da değil. Bursalılar “keşkek tatlısı” ya da “lahana tatlısı” demiyor. Onlar “pelte” diyor. Ama bildiğin pelte değil. İçine fındık, ceviz, kuru üzüm giriyor. Üstüne tarçın serpiliyor. Özellikle Ramazan’da çok yapıyorlar.

Bir akşam iftar sonrası denedim. Hafif tatlı, hafif ekşi. Mideyi yormuyor. Gece gezmek için ideal. Bursa yerel lezzetleri arasında en az bilinenlerden biri bence bu.

Çok sevdiğim bir diğer lezzet: Göçmen mantısı

Normal mantı gibi değil. Daha büyük parçalar. İçine kıyma yerine kuşbaşı et konuyor. Yoğurt da çok bol. Üzerine bolca sarımsaklı sos ve nane. Bir porsiyon yedikten sonra ikinci porsiyonu sipariş etmeden duramadım. Yan masadaki teyze gülüp “yavaş ye evladım, yarın yürüyemeyeceksin” demişti. Haklı çıktı. Ama değdi.

Bursa’da yemek yerken dikkat etmen gerekenler

Şimdi sana birkaç samimi tavsiye vereyim. Çünkü ben öğrene öğrene öğrendim:

Öncelikle, turist gibi davranma. “Abla bir İskender” yerine “abi ne önerirsin” diye sor. Genelde sohbet açılır, sana daha güzel yerler söylerler.

İkinci olarak, çok popüler yerlere takılma. Özellikle İskender’de meşhur iki üç yer var ama ben onlara gitmedim. Daha mütevazı dükkanlarda daha güzel tatlar buldum. Çünkü kalabalık olunca lezzet bazen kaçıyor.

Üçüncüsü, her şeyi bir günde yemeye çalışma. Bursa’nın lezzetleri ağır. Bir günde üç çeşit et yersen ertesi gün hareket edemezsin. Ben genellikle sabah cantık, öğlen iskender, akşam da hafif bir pelteyle kapatıyorum.

Sonuç olarak Bursa midemi fethetti

Artık her Bursa’ya gidişimde yeni bir lezzet peşinde koşuyorum. Bazen hiç bilmediğim bir mahalleye dalıyorum. Bazen de eski defterlerimden not aldığım bir adresi tekrar ziyaret ediyorum. Şehrin en güzel yanı da bu bence. Lezzetleri bitmiyor.

Eğer sen de Bursa yerel lezzetleri peşinde gezeceksen, acele etme. Tadını çıkar. Kokuları içine çek. İnsanlarıyla konuş. Çünkü bu şehir sadece tarihiyle değil, sofrasıyla da insanı kendine bağlıyor.

Bir dahaki sefere görüşmek üzere. Sen de gittiğinde bulduğun yeni bir lezzeti bana yorumlarda yazmayı unutma. Belki bir sonraki yazıda onu da anlatırım.

Yorum Yaz